K

Menderes'in idamını, bir de Kayserili asker tanığından okuyun

Menderes'in idamını, bir de Kayserili asker tanığından okuyun
Tarihe kara bir leke olarak geçen askeri darbe sonrası tutuklanan ve idam edilen Başbakan Adnan Menderes'in idamına tanık olan 80 yaşındaki İbrahim Bozdağ o günleri anlattı. Menderes'in, cellada 'Sana gerek yok" diyerek kendi sehpasını kendisinin ittiğini aktardı.

Bugün, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin yıldönümü. Darbe sonrası görevden el çektirilerek tutuklanan Başbakan Adnan Menderes ve dava arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından idama mahkum edildi. Karar 19 Eylül 1961 yılında uygulandı. İdamın infazı sırasında orada bulunan Kayseri 80 yaşındaki İbrahim Bozdağ, yaşananları anlattı.

O dönem askerliğini Yassıada’da yapan Kayseri’nin Bünyan ilçesinde yaşayan İbrahim Bozdağ, Menderes’in son sözünün ’Vatana ve millete saadetler temenni ederim’ olduğunu, ayaklarıyla kendi sehpasını ittiğini ve ipin kopmasıyla yere düşen Menderes’in tekrar asıldığını aktardı.             

"Köpek davasıydı, bebek davası olarak yargıladılar"

Yargılamadan sonra 42 tane mezar açıldığını ancak idam sayısının sonradan 3’e düşürüldüğünü aktaran Bozdağ, "Askerliğimi İstanbul’da yaptım. Görevli olarak Yassıada’ya gittim. Yassı Ada’dan sonra İmralı’ya gittim. Askeriye ihtilal yaptı 1960’da. Rahmetli Adnan Menderes’i aldılar, Yassı Ada’ya götürdüler. Orada uzun boylu mahkeme yaptılar. Mahkemeden sonra Yassıada’ya götürdük. Oradan İmralı’ya götürdük. General dedi ki; ‘Bir yere gideceğiz, arabayı getir’. Yukarı doğru gittik, 42 tane mezar eşilmiş. 42 tane bakanlardan, mebuslardan asılacaktı. Sonradan vazgeçildi, 3 kişiye kaldı. Fatih Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve rahmetli Menderes kaldı. 42 kişinin arasında Osman Kavuncu da vardı, sonradan kurtuldu. Celal Bayar’ı da yargıladılar. O zaman Reis-i Cumhurdu. ’Köpek davası, bebek davası’ olarak yargıladılar. Celal Bayar bir yere gitmiş, orada süs köpeği vermişler. Onu da getirmiş hayvanat bahçesine satmış mı ne yapmışsa onu da öyle yargıladılar. Mualla Mukadder Atakan diye bir ses sanatkarı vardı o zaman. ‘Menderes’in dostu’ dediler, ‘çocuğu var’ dediler ve bebek davası çıkardılar. Halbuki öyle bir şeye tenezzül etmez. O zamanın askeriyesi uydurma bir şeyler dedi" ifadelerini kullandı.

"İdam edileceği gün rahatsızlandı, ertesi gün idam edildi"

Dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in diğer iki kişiyle birlikte idam edileceği gün rahatsızlandığını ve o gün Menderes’i getirmediklerini aktaran Bozdağ, "Adada 3 tane sehpa kuruldu, 3’ü de o gün ikindiye doğru asılacaktı. Rahmetli Menderes rahatsızlanmış, o gün onu getirmediler. Sadece Fatih Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan’ı getirdik, cellat sehpaya çıkardı ve onları astı. Ben arabamı getirdim, içine koydum, hamama götürdük, hoca bunları yıkadı, tabuta koydu, arabamın içine koyduk, mezarlığa götürdük. Orada bir general, hoca, ben, cellat iple tabutları aşağı indirdik, üzerlerini toprakla doldurduk" dedi.

"Kendi sehpasını itti, ip koptu yere düştü; tekrar astılar"

Adnan Menderes’in idam edildiği 17 Eylül 1961 gününü anlatan İbrahim Bozdağ, Menderes’in sehpasını kendisinin ittiğini, ip kırılıp yere düşünce tekrar asıldığını belirtti. Menderes’in son sözünün ’Vatanıma ve milletime saadetler dilerim’ olduğunu sözlerine ekleyen Bozdağ, o gün ile ilgili anımsadıklarını şu şekilde anlattı: "Adnan Menderes’i getirdiler, levhası döşünde takılı. Sehpaya çıkardılar, cellada dedi ki; ‘Sana gerek yok. Ben kendim yaparım’. Dedi ki; ‘Vatanıma ve milletime saadetler temenni ederim’. İpi geçirdi boğazına, sehpayı itti. Bu arada ip kırıldı, yere düştü. Tekrar çıkardılar ve astılar."

Böyle bir acının tekrar yaşanmaması dileğinde bulunan Bünyanlı İbrahim Bozdağ, "60 senelik acı bir hatıra. Üzgünüm. Elden gelecek bir şey yok. Hepsine Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Bizlere de bir daha böyle acı hatıralar yaşatmasın rabbim" diye konuştu.

GÖNDER
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×
bu kısma açılan video gelece
×
K