K
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

unalcamdali@gmail.com

Dünün Değerleri Günün Gerçekleri

Öyle bir zaman ve çağda yaşıyoruz ki neredeyse tüm değerler, değişime ve dönüşüme uğramış hatta sorgulanır olmuş; ideolojiler yıkılmış; anlayışlar ve nesiller değişmiş; insanların bazıları da ne oldum delisi olmuş…

Yeniçağ, yeni görüşlerin ve ideolojilerin egemen olduğu; salgın, göç, enerji kaynaklarının azalması, çevre sorunları gibi küresel sıkıntıların, birinin bitmeden diğerinin başladığı; yeryüzünün de egemen güçler tarafından şekillendirildiği, yönlendirildiği bir zamana dönüşmüş. Bununla birlikte geleneksel değerler neredeyse yok olma durumuyla karşı karşıya kalmış, yeni nesil de yeni değerleri benimsemiş…

Yeni nesil daha çok evrensel kültür atmosferi içerisinde yetiştiğinden, günün ve çağın değerleri ile hayata bakmakta, geçmişle pek ilgilenmemektedir. Onların geçmiş zaman dilimi ile çok bağları da olmadığı bellidir…

Bize ait kültür değerleri içerisinde yetişen, bunları savunan insanların bu noktada biraz düşünmesi ve biraz da ürpermesi gerekmektedir! Ne oluyor! Nereye gidiyoruz? Akıbetimiz hayırlı mı hayırsız mı? Benzeri soruları sormalarının ve yanıtlarını da vermeye çalışmalarının, önemli olduğu düşünülmektedir. Şairin dediği gibi insanlar hiç değilse biraz da fikir çilekeşi olmalıdır; kendilerince çareler ve çözümler aramalıdır; en azından arayanlardan olmalıdır…

Son zamanlarda bunları düşünecek halimiz mi kaldı! Derdim binken, bin beş yüz oldu! Diyenler olabilir. Onlara da hak vermemek mümkün değildir. Milletimizin önemli kısmının geçim ve diğer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı da bellidir. Yaşamaya, ayakta durmaya çalışırken yukarıdaki soruları sormak ve yanıtlarını aramak, yanarken felsefe yapmak, nasıl mümkün! Denilse de yaşam devam etmekte, çarklar da dönmektedir. Yaşam devam ettiği, çarklar da döndüğü sürece sorunlar zaten olacaktır, bitmeyecektir, gitmeyecektir belki de gelecekte daha da artacaktır. Ancak unutulmasın ki çareler de tükenmeyecek, hep var olacaktır. Belki sorunlardan daha az olacak ancak olacaktır. Siyah ile beyaz, gece ile gündüz gibi. Eskilerin “varlık zıddı ile kaimdir (vardır)” dediği gibi…

Yukarıda da ifade edildiği üzere çağın değerleri, hemen hemen pek çok şeyi değiştirmiştir. Ya da hemen hemen pek çok şey değiştiği için çağın gerçekleri değişmiştir. Birisi neden, diğeri sonuçtur. Birbirlerine neden-sonuç ilişkisi ile bağlıdır.

Değişimi görmemek ve hissetmemek, mümkün değildir. Değişim olgusu (entropi) belki de iyi anlaşılamadığından, yerel değerler yok olma durumuyla karşı karşıya kalmış; yerlilik, millilik noktasında geleneksel değerler, ciddi sıkıntı içerisine girmiştir.

Tüm bunlara rağmen hala kişisel pencereden sorunları çözmeye çalışmak, olaylara kişi ve/veya belli grubun çıkarlarını gözeten boyuttan bakmak, sadece “ben veya biz” demek, çözüm getirmeyecek; aksine sorunların artmasına neden olacaktır…

Her şey değişirken sabit kalan değerler bellidir. Temel olarak bunlar: dinin değerleri, matematiğin belli prensipleri ile doğanın yasalarıdır. Örneğin Allah inancı, iman esasları; iki kere ikinin dört etmesi; bir taşın serbest olarak yukarı değil aşağı düşmesi ve benzeri olgular, değişmeyecektir. Ancak bunların dışındakiler, değişmek zorunda kalacaktır.

Değişime rağmen hala dar alanda, dar çizgide (kulvarda) sadece “biz” olmaya devam edeceğiz diyorsanız; güneşe yolculuk varken siz kalıyorsanız; işiniz gerçekten zor, geleceğiniz de pek parlak değil, demektir. Kaldı ki ABD’li dil bilimci Noam Chomsky’nin dediği gibi yıllarca aynı şeyi anlatıyorsanız, siz ya katı bir yapının üyesisiniz ya da ölü bir bilimin öğreticisiniz…

Hoşça kalın…

PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

×
bu kısma açılan video gelece
×
K