K
Mehmet UZEL

Mehmet UZEL

mehmet@uzel.com.tr

ÖĞRETMENİM…

Evet... Atatürk diyor ki, ”Mekteplerde öğretmen vazifesinin güvenilir ellere teslimi, memleket evlatlarının o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem de ülkü sayacak bilgi ve saygı değer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik diğer yüksek meslekler gibi tedricen ilerlemeye ve her halde refah teminine müsait bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her yerinde öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve en saygı değer uzuvlarıdır.”

Eğitim ve öğretimin  en temel bileşeni öğretmen ve öğrenci birlikteliğidir. Her çocuk aslında bir cevherdir. O cevheri işleyip elmasa, altına, gümüşe ve hatta bakıra çevirmek de öğretmenin yüreğinde yaktığı ateşin ısısıdır. 

Çocuklar hayal ettiğince yaşarlar. Hayal dünyası geniş öğrencileri ancak umudu ve hayali olan öğretmenler yetiştirebilir. Öncelikle vurgulamak istediğim şey ise öğretmenin anlamını tek bir güne sıkıştırıp özetlemenin yanlış olduğudur. Çünkü öğretmen her gündür. Bir çocuğun filizlenip şekillenmesinde sadece iki amil vardır. Anne ve öğretmen...

Eğer sağlıklı bireyler yetiştirmek istiyorsak anne ve öğretmene yeterli önemi vermek ve onları anlamak zorundayız. Her sorunlu çocuk, sorunlu bir anne ve sorunlu bir öğretmenin eseridir bence. Anne ve öğretmen bir bütündür. Çocuğun eğitim anne ve öğretmenin koordineli işbirliği ile gerçekleşmelidir. Ta ki çocuk gerekli algıyı ve olguyu tamamlayana kadar.

Şu televizyon ekranlarının fetva veren siyasiler beni deli ediyor. Kürsüden nutuk atmak kolay iştir. Acaba hangisi bir öğretmenin iç dünyasını biliyor? Ruh sağlığı, insan yaşamının en önemli etkenidir. Siz önce öğretmenlerin hatta insanların ruh sağlığını tedavi ediniz. Biri çıkıp “öğretmenim” şarkısını okuyor. Diğeri “Yılda bir maaş ikramiye verelim” diyerek oy avcılığı yapıyor. Pazarda limon satan öğretmenini gören öğrenci de ”hayırlı işler hacı abi”diyor. İşte buna da Türkiye deniliyor. 

Öğretmen sınıfta yürürken ayakkabısının altındaki deliği öğrencisine göstermemek için adeta debeleniyor. Kebapçıda, dönercide hatta pazarda manavda bile ek kazanç için gizli çalışan öğrenmenleri görebilirsiniz. Öğretmen gülmeli ki, sınıf gülsün, insan gülmeli ki ülke gülebilsin.

Günümüzde nice öğretmen ve öğretmen adayları mutsuz bir arayış ve beklenti içindeler. Bu öğretmenlerin eğittiği öğrenciler sizce nasıl birey olurlar? Öğretmenlerin yaşam kalitesi, öncesinde ise saygınlığı behamel artırılmalıdır. Öğretmenin yılda tek bir günü yoktur. Çünkü öğretmen her gündür, her gün öğretmendir. Beni eğiten tüm öğretmenlerime başta rahmetli Almanca öğretmenin Yalçın Belirgen, Bedri Balcıoğlu, Ömer Köylü, Mustafa Vurdum hocalarımın ellerinden öpüyorum. Bu arada öğretmen kızım Esra Üzeli’nin de gününü kutluyorum.

PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

×
bu kısma açılan video gelece
×
K