K
Mehmet UZEL

Mehmet UZEL

mehmet@uzel.com.tr

“DOĞAYI YOK ETTİKÇE DEPREMİ KAYSERİ’DE GÖRECEK"

Evet Türkiye gene sallanmaya başladı... Doğayı, hayvanları yok ettik. Önceki gün Sarıoğlan ilçemizde sallandı. Ben Kayseri içinde büyük deprem olma olacağı kanısındayım. Özellikle Melikgazi ilçesinde, villa yapacağız diye dağların alt kısımlarında çalışan iş makinaları kayaları parçalarken evler sallanıyor. Sayın Palancıoğlu, özellikle Erenköy mahallesi zaten sel yatağına kurulmuş bir mahalle, bir de bu dağların alt kısımlarına villalar yapılıyor. Doğayı yok ederek yapılan bu villalar ilerde çok sorun olur. Benim çocukluğum bu bölgede geçti, yığma yerlere nasıl ruhsat veriyorsunuz? Sayın Büyükkılıç’ın oturduğu villaların duvarı 2 defa yıkıldı. 2012 yılında mahallemize yapılan “Billur Camisine” bir bakın duvarı çatladı. Çünkü dere yatağına yapıldı...

Geçen yıl Elazığ Sivrice’deki 6,8 şiddetindeki depremle birlikte 30-40 saniyeyi bulan sarsıntının, sanki saatlerce sürmüşçesine yaşattığı korku ve endişeyi ancak yaşayanlar bilir. Kaldı ki Elazığ’daki 6,8 şiddeti Kayseri’ye yansımadı bile. Bizdeki sarsıntı 4’ü geçmez sanırım. Elbette sadece Kayseri'de olmadı, 20 yakın il de hissedildi yaşadı korkuyu insanlar..

Benim gördüğüm hatta bilebildiğim kadarıyla Kayseri depremi hatta afet durumlarına en hazırlıksız kent. Ben daha öceki yazılarımda söylediğim gibi Kayseri’deki Jeoloji Mühendisleri Odası olsun, Mimar Odası olsun Deprem Master planı yapıldı mı? Ben duymadım. Bu odaların tez elden görüşleri alınmalı ve yol haritası çizilmelidir.

Deprem kapımıza dayandı..Eskiden Kayseri için deprem kuşağının dışındayız bize bir şey olmaz denirdi. Şimdi bu sarsıntıyla umarın herkes aklını başına alır ve ciddi manada Deprem Master planının hayata geçirilmesi için kolları sıvar. Bugün Kayserimiz ilk bayan avukatı, ilk bayan milletvekilimiz sevgili ablam Av. Sevgi Esen’le kısa bir sohbet yaptık. "Kayseri şehir planının uygulanmasına imza atan beş kişiden biri benim” dedi. Ama şehirde artık kayıp oluyoruz, bu ne kadar yüksek bina var, bu binalar komşuluk ilişkilerini de yok ediyor, doğa da ağaç bırakmadık her yer bina oldu. Doğanın dengesiyle oynuyoruz gerçekten de bu konuda geçtiğimiz günlerde Ankara Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki yaptığımız sohbette "Altındağ’da yüksek binaların yapılmasına her zaman karşı çıktım, hatta bir gün imar müdürüm (Başkanım havada yer çok yapsın) dedi; o müdürümü görevden almıştım dedi. Biz insanlarımızın geleceğini düşünmek zorundayız diye anlatmıştı.

Tez elden Kayseri Valiliği, bu Deprem Master planında neler ön görülüyor ise bunu yerine getirmek ve kararlı olmak zorundadır. Aynı şekilde Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Memduh Büyükkılıç da bu işe yoğunlaşmalıdır. Kayseri’de deprem öncesi alınması gereken tüm tedbirler masaya yatırılmalıdır. Dere yataklarına inşaa edilen yapılar, imar barışı ile göz yumulan binalar, deprem toplanma ve sığınma alanları, ekipmanların profesyonel anlayışla eğitilmesi, kurtarma araçları, deprem öncesi kadar deprem sırası ve sonrasında neler yapılabileceği konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor.

Ey taşına ve toprağına kurban olduğum Türkiyem. Depremin ilk dakikalarından itibaren neredeyse 81 ilin tüm ilçeleri ve köylerinde Elazığ'a yardım için seferber oldular. Siz bakmayın sosyal medyada; Elazığ, Kürt mü diye arama yapan kansızlara, insanlıktan nasibini almamış yaratıklara... Türkiyemin milyonlarca güzelliğinden söz etmek dururken bir kaç kanı bozuğa laf yetiştirmeyi zul sayarım. O kanı bozukların ta Kanada'da Elazığ’ımın inancına, imanına, vatan ve bayrak sevgisine dil uzatan, kinini kusan Ermeni bozuntusundan hiç bir farkı yok..

Ben hiç bir zaman unutmam gece vakti Büyükşehir Belediyesinin kapılarını açarak Elazığ’a yardım için çalışan personeli ve ordusu ile Türkiye’yim.. Buz gibi havada formalarını, berelerini, kaşkollarını yağmur gibi sahaya atarak, Elazığ’a gönderen “Elazığ üşüme Fenerbahçe seninle” diyen tüm renkleriyle Türkiye’yim... Bunları unutmadık...

PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

×
bu kısma açılan video gelece
×
K