K

TALAS İSMİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (?)

TALAS İSMİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (?)
Büyük Türk tarihi açısından Talas, Kadim Türkler’in ilk yerleşim yerlerinden biri olmasıdır. Kayseri’nin oldukça önemli ilçelerinden biri olan Talas, özellikle de Yukarı Talas, yaz aylarında önemli bir sayfiye merkezi olması, havası ve suyu ile eşsiz bir beldedir. Tarihi derinlikleri de olan ilçede yıllarca müslim ve gayrımüslim vatandaşlar kapı komşuluğu şeklinde yaşam biçimlerini birlikte yıllarca sürdürmüşlerdir.

Günümüzde Kayseriler için ‘Talas’ isminin çağrıştırdığı ilk şey, elbette ki; Kayseri şehir merkezinin güneyinde yer alan ancak şimdilerde neredeyse şehir merkezi ile birleşen ilçesidir. Kayseri dışındakiler için ‘Talas’ isminin ilk çağrışımı ise, muhtemelen “Talas Savaşı”dır.

Büyük Türk tarihi açısından ise Talas, Kadim Türkler’in ilk yerleşim yerlerinden biri olmasıdır. Kayseri’nin oldukça önemli ilçelerinden biri olan Talas, özellikle de Yukarı Talas, yaz aylarında önemli bir sayfiye merkezi olması, havası ve suyu ile eşsiz bir beldedir. Tarihi derinlikleri de olan ilçede yıllarca müslim ve gayrımüslim vatandaşlar kapı komşuluğu şeklinde yaşam biçimlerini birlikte yıllarca sürdürmüşlerdir.

Talas adına gelince; Türklerin ata sporu “Çevgan” Orta Asya Türkleri’nin at üzerinde oynadıkları bir tür savaş (talim) oyunudur. Oyun, geniş bir alanda iki takım halinde ayrılmış atlıların, ellerindeki ağaçtan sopalarla keçi derisinden yapılmış topu, karşı tarafın kalesine atmaları esasına dayanmaktadır. İşte bu oyunda kale sınırlarını belirlemek için sahanın her iki başına, karşıdan karşıya gerilen iplere “Talas” denir. Yani, bir bakıma sınır anlamı da taşır.

19. yüzyılın ortalarında İngilizler’in Afganistan ve Hindistan’ı işgal etmeleri ile tanıştıkları “çevgan” daha sonra “Polo” olarak anılmaya başlanır. Türkler sürekli göç ettikleri için ve sürekli de hareket halinde olduklarından daha önceki yurtlarında kendileri ile kutsal bağlar kurdukları dağların, tepelerin, akarsu, nehir ve ovaların isimlerini yeni yerleşim yerlerine beraberlerinde taşımışlardır.

Aslında tüm bu toponomik adlandırmalar, Türkler’de var olan “atalar kültüne” olan saygının bir gereğidir. Orta Asya’daki Ceyhun Nehri’nin  Anadolu’ya taşınarak  Ceyhan Nehri olması gibi… Seyhun Nehri de Seyhan Nehri olarak yerini almıştır. Tıpkı, günümüzde Kırgızistan sınırları içinde olan Talas Vadisi’nin Anadolu’ya aynı isimle ve bu geleneğin devamı şeklinde taşındığı gibi.

Talas Savaşı’na gelince;

Batı Göktürk Devleti’nin parçalanma sürecinde olduğu bu dönemde, Araplar ise askerî açıdan en kuvvetli dönemlerini yaşıyorlardı. Aynı dönemde Çin, parçalanmış Türkistan sahasında nüfuz kurmak için  bölgeyi sürekli tehdit ediyor, saldırılar düzenliyordu. Çinlilere karşı parçalanmış halde bulunan Türkler, Abbasîler’den yardım talep ederler. Bunun üzerine 751 yılında Çinliler ve Araplar, Talas şehrinde karşı karşıya gelirler. 5 süren savaşın son gününde Karluk Türkleri’nin Araplar’ın yanında devreye girmesi ile Çin ordusu büyük bir bozguna uğrar. 20 bin kişiden fazla esir düşer. Bu ağır mağlubiyetten sonra Çinliler bu coğrafyadan bir daha geri gelmemek üzere çekilirler.

Talas Savaşı’nın bu en önemli sonucundan başka;

• Bölgede Türk nüfuzu yeniden artmaya başlar ve 766 yılında Karluklar müstakil bir devlet kurarlar ki bu devlet ileride Karahanlılar halinde ortaya çıkacaktır.

• Hz. Ömer devrinde başlayan Türk-Arap mücadeleleri yerini Talas Savaşı ile barış ve dostluğa dönüştürür…

Türkler artık İslâm ile daha iyi bir tanışma ortamına girer. Rivayet edildiği gibi Türkler kılıç zoru ile İslâmı “asla” kabul etmemişlerdir. Aksine, kılıçların çekilmesi Türkler’in İslâmiyet’e girişini 300 sene geciktirmiştir.

• Esir alınan Çinliler aracılığı ile özellikle de içlerinde bulunan Uygur Türkleri sayesinde Semerkand’da keten ve kenevirden kâğıt imal edilmeye başlanır. İslâm dünyasında ilk kâğıt imalâthanesi Semerkand’da kurulur. Kâğıtçılık çok geçmeden tüm İslâm ülkelerinde yaygınlaşarak daha pahalı olan parşomenin yerini alır.

Kağıt; Bağdat, Mısır, Sicilya ve Endülüs yolu ile de Avrupa’ya geçer. Yani, Talas Savaşı, sadece Türk-İslâm tarihi açısından değil bölge ve dünya kültür tarihi açısından da çok önemli bir yere sahiptir.

Kalın sağlıcakla…

……………………………………………………

Kaynakçalar;

•TÜRK MİTOLOJİSİ CİLT I (Prof.Dr. Bahaeddin Ögel)

•İSLÂMİYETTEN ÖNCE TÜRK KÜLTÜR TARİHİ (Prof.Dr.Bahaeddin Ögel)

•İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TARİHİ (Prof.Dr.Muharrem Kesik)

•DîVÂNU LUGÂTİ’T TÜRK (Kaşgârlı Mahmud)

•TÜRK KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATINDA ÇEVGAN OYUNU (Doç.Dr.Aysun Eyduran)

GÖNDER
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×
bu kısma açılan video gelece
×
K