K

Meme kanserinde yaş düştü, tedavi yüzdesi yükseldi

Meme kanserinde yaş düştü, tedavi yüzdesi yükseldi
Meme kanseri, kadınlar için hayati bir risk faktörü taşımaya devam ediyor. Kayseri Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Başasistanı Op. Dr. Saliha Karagöz Eren, meme kanserinin kadınlarda görülme yaşının ve sıklığının düştüğünü ifade ederek, tanı ve tedavi imkanlarının da bir o kadar kolaylaştığını vurguladı.

Kayseri Şehir Hastanesi'nin sosyal medya kanallarında Kayseri Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Başasistanı Op. Dr. Saliha Karagöz'ün konuk olarak katıldığı programda meme kanseri farkındalığı konusu ele alındı. Eren, programda meme kanseri belirtileri, tanı ve tedavilerine değinerek erken tanının tedavide yüzde 99 başarı sağladığını ifade etti.

MEMEYİ ALDIRMA YAKLAŞIMI YANLIŞ

Eren, birçok hastanın memelerini aldırmaya razı olduğunu ancak bunun yanlış bir tutum olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı: "Beden algısı olarak bakıldığında meme kadını tamamlayan organlardan biridir. Emzirmek ve anne olmak memeyle bağdaşmaktadır. Meme kanseri tanısı konulduğunda hastalıktan kurtulmak için memeyi de aldırma yaklaşımı oluyor. Sonuçta meme kanseri tüm dünyada tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Gelecekte aynaya bakıldığında memenin olmayışı hatırlanacaktır. Meme kanseri tanı yaşları düştü ve kadınlar emzirmek istiyor."                                                               

"8 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ OLABİLİR"

Meme kanseri hakkındaki genel verilerden de bahseden Eren, "Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanabiliyor. Bir kadının yaşam boyu kanser olabilme riski yüzde 12,6 olarak biliniyor. Ama tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanseri görülme sıklığı arttı ve meme kanseri görülme yaşları da düştü. Meme kanseri birincil planda östrojen kaynaklı olduğu için yaşla birlikte sıklığı da artan bir kanserdir. Artık genetik veya ailevi bir hikayesi olmaksızın 20'li ve 30'lu yaşlarda meme kanseri görülebiliyor. Meme kanseri sosyoekonomik düzeyi yüksek kadınlar arasında daha yüksek oranda görülebiliyor" diye konuştu.

"RİSK FAKTÖRÜ TAŞIMAYAN KADINLARDA DA GÖRÜLEBİLİYOR"

Küresel salgın sürecinin tanı ve tedaviye engel olmaması gerektiğini belirten Eren, meme kanserinin belirtileri hakkında bilgilendirmede bulunarak "Kadınlık hormonları meme kanserinin olması yönünde bir etkendir. Değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri vardır: Erken adet görmek, menapoza geç girmek, hiç emzirmemiş olmak, doğumunu 30'lu yaşlardan sonra yapmak veya hiç doğurmamak... Bunlardan bağımsız olarak çok çocuk doğurup emzirmiş olabilen hastalar da var. Meme kanserinde olduğu kadar diğer kanser türlerinde de artış var. Bazılarımızın genlerle ilgili bozuklukları, ailevi kanser sendromları, kadınlık hormonlarına maruz kalma süresi var. Hiçbir risk faktörü taşımayan kadınlarda da meme kanseri görebiliyoruz. Sanayileşen toplumlar, paketli gıdalar, radyasyona maruz kalmamız gibi etmenlerin hepsi meme kanseri için risk faktörüdür. Ancak erken teşhis edildiğinde meme kanseri de dahil olmak üzere çoğu kanser tedavi edilebiliyor" diye konuştu.

Meme kanserinin teşhisinin ve buna bağlı olarak da tedavisinin kolaylaştığını ifade eden Eren, "Meme kanseri tarama programlarıyla saptanabilen bir kanser türüdür. Sağlık Bakanlığının kanser tarama merkezleri ve ulusal kanser tarama programları vardır. 20 yaşının üzerindeki her kadının kendi kendine meme muayenesini yapmasını öneriyoruz. Memenizde olan bir değişikliği erkenden fark edip başvurabiliyorsunuz. 40 yaşının üzerindeki kadınlara ise mutlaka mamografik tarama yaptırmalarını öneriyoruz" dedi.

GÖNDER
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×
bu kısma açılan video gelece
×
K