KENDİNİ NASIL BİLİRSİN..?

KENDİNİ NASIL BİLİRSİN..?
Hayatın döngüsü içerisinde bir noktadan sonra gerçekten nerede olduğumuzu, nereye gittiğimizi, yaradılış gayemizi unutuyor ve kendimize yönelik farkındalığımızı da kaybedebiliyoruz. Bu nedenle de inandığımız gibi yaşayamıyorsak, yaşadığımız gibi inanmaya başlıyoruz. Günümüzde insanoğlu her şeyi biliyor, her şey hakkında konuşup yorum yapabiliyor da maalesef bir kendisini bilemiyor ve de kendisini sabit bir yerde tutamıyor. Akışkanlar gibi menfaat olarak bulunduğu kabın şeklini çok çabuk alabiliyor. Böyle bir durumda öncelikli olarak, kendimizi bilmemiz ve bu bilgi içerisinde yerimizi de korumamız gerekmektedir. Kendimizi bilmek, kesinlikle kendimizi başkalarına bildirmek, tanıtmak ve başkaları için yaşamak anlamına gelmemektedir. Kendimizi bilmediğimiz ve bulamadığımız zaman;  -  Toplum olarak geniş çaplı bir bozulma, doyumsuzluk ve uyumsuzluğa doğru gidiyor, ahlâkî bir çöküntüyle kuşatılıyoruz. - Milli ve manevi değerlerimiz çok hızlı bir şekilde erozyona uğruyor. - İnsan kandırma, insanı etkileme toplumumuzda kişisel gelişim adı altında bir meslek hâline getiriliyor. - Haksız da olunsa, bağırarak çağırarak haklı olunmaya çalışılıyor. Yani sesi fazla çıkan haklı duruma getiriliyor. - Nereden, nasıl gelirse gelsin, çalış-kazan-sahip ol sarmalında haksız bir döngü tamamlanıyor... Bir söz vardır ya, "İyi arıyorsan da sensin, kötü arıyorsan da sen" Konuyla ilgili; “Karşına çıkabilecek en kötü düşman hep kendin olacaksın.” diyor Nietzsche. Yani içimizdeki nefis hep zayıf ve güçsüz anlarımızda karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak; İnsanlar hep kendisiyle, nefsiyle savaş halindedir, kaynağını ilim, irfan, Kur'ân ve Sünnet’den alamayanların bu savaşı tek başına kazanmaları da oldukça zordur. Vesselam. Sevgi, saygı ve dostça kalınız...
GÖNDER
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×
bu kısma açılan video gelece
×